Yargılarımız Jüpiter’dir

“Beni yargılamadan önce, benim hayatımı yaşa.

Benim geçtiğim yollardan geç, hissettiğim acıları hisset.

Düştüğüm yerlerde düş, kalktığım yerlerde kalk.

Ancak ondan sonra beni yargıla.”

Jüpiter; içine doğduğun ülkenin, şehrin, mahallenin ve ailenin kokusudur. Öğrenmeyi, kabul etmeyi ve örtük öğrenmeyi yönetir.

“Ben babamın yanında bacak bacak üstüne atamam.”

“Biz babamızın yanında çocuğumuzu sevemezdik.”

“A Partiliyim, B takımını tutuyorum.”

Bunların yüzde doksanı aileden gelir. Ailesi yanlış bir şeye gönül verecek değil ya… Bugün azınlıkta kalan bir kesim bu kalıpları yavaş yavaş kırmaya başlasa da ataerkillik de böyle bir örtük öğrenmedir.

İnsan çoğu zaman kendisine ait sandığı şeylerin içine doğar.

Aile, Yengeç burcudur. Güvenli olanı temsil eder. Aksi durumlar yerleşim ve açılarla ilgilidir. Güvenli olanı anlatan Yengeç burcunda Jüpiter yücelir.

Güvenli kalmak ise içinde bulunduğun ortamın şartlarına uyumlanmaktan geçer. Çünkü uyumlanmayan hayatta kalamaz. İçinde olduğumuz yer güvenlidir ve oradaki insanlardan bilinçsizce öğrendiğimiz şeyler, adeta birer hayatta kalma bilgisidir.

Beyin bütün bunları işler ve öğrenir.

İşte bu, örtük öğrenmedir.

Bir evin içinde büyüyen bir “normal”, başka bir hayatta tuhaflıktır. Deneyimler insanın zihnine görünmez kurallar bırakır ve insan çoğu zaman bu kuralları sorgulamadan yaşar.

Dogmalar da bu sebeple Jüpiter’dir.

Sana göre doğru olan üzerinden bir başkasını değerlendirirsin. Kendi deneyiminin içinde normal kabul ettiklerin, senden farklı olanı yargılar.

Peki, sen onun geçtiği deneyimden geçseydin?

Bugün yargıladığın şeye dönüşmeyeceğinden emin olabilir misin?

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top