Koç Burcunda Dolunay 26 Eylül 2026

Koç burcunda gerçekleşecek bu dolunayda Ay’a Neptün, Satürn ve karşılıklı ağırlaması ile Mars eşlik ediyor. Satürn ve Neptün hâlâ geri hareketinde olduğu için geçmişte tasarlanan, düşünülen fakat tamamlanamayan bir mesele yeniden önümüze gelebilir. Uzun süredir hazırlığı yapılan ya da bir süre önce yarım bırakılan bir başlangıç yeniden gündeme taşınabilir.

Ay Koç burcunda yenilenmek, sıfırlanmak, hareket etme ve kurtulma ihtiyacıdır. Satürn’ün geri hareketi bu isteğin uzun süredir ertelendiğini, Neptün ise sınırların giderek belirsizleştiğini gösterebilir. Mars’ın karşılıklı ağırlaması ise işin içine artık o sabrı delip geçecek birikmiş olan öfkeyi ve dürtüyü gösterir. Bir süredir sabredilmiş, beklenmiş, doğru zaman kollanmış olan için artık beklemeye devam etmek zor bir hale geliyor.

Ay ile Mars arasındaki karşılıklı ağırlama oldukça önemli. Zor koşullar altında bulunan bu iki gezegen yine de birbirlerine el atacaklar.Tabi bu birlikte çalışma hali dürtülere oldukça ciddi bir alan açıyor ama Mars bu işi elbette zorlaştıracaktır çünkü kendisi Merkür ve Chiron’un gergin ortamında stresi taşıyan gezegen olarak yeterince sıkışmış durumda. Bir yanda bir şeyden kurtulma, yeniden başlama ve kendi hareket alanımızı kazanma ihtiyacı var. Diğer yanda bağlı olduğumuz insanlar, ailevi meseleler, alışkanlıklar, geçmişten taşınan sorumluluklar ve duygusal bağlarla verdiğimiz mücadele bulunuyor.

Bu nedenle dolunay, geç kaldığımızı düşündüğümüz bir başlangıcın ortaya çıkmasıyla ilgili olacak. Ancak bizi tutan, oyalayan ya da hareket alanımızı daraltan bağlarla mücadele etmeden bu adımı atmak kolay görünmüyor.

Mars’ın 29 derece Yengeç’te olması, artık devam ettirilemeyen ve sonuca ulaştırılması gereken meseleleri gündeme taşıyabilir. Sabır eşiğimizin sonuna geldiğimiz bir konuda “Artık yeter” diyerek harekete geçebiliriz. Fakat Mars Yengeç burcunda mekansız olduğu için atılan adımlar değişen duyguların, geçmiş kırgınlıkların ve korunma dürtüsünün etkisinde kalabilir.

Atmak istediğimiz adım zaten yeterince zorken bir de en yakınlarımızla mücadele etmek zorunda kalmamız, bu başlangıcı çok daha ağır bir hale getirebilir.

Üstelik Chiron, Boğa burcundan geri hareket ederek yeniden 29 derece Koç’a dönmüş durumda. Dolunayın yöneticisi Mars ile Chiron arasındaki sıkı kare, dolunayın en sert göstergelerinden biri. Hem Mars hem Koç burcu zarar görmeyle ilişkilidir. Chiron ise daha önce hasar almış olan yeri yeniden açığa çıkarır. Bu açı fiziksel olarak dikkatsizliklere, aceleyle yapılan hareketlere ve dürtüsel davranışların doğurabileceği zararlara karşı dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. İçimizde biriktirdiğimiz öfkeyi bastırmakta zorlanacağımız bir zamana giriyoruz.

Şimdiye kadar bizi geciktiren, dürtüsel tepkilerimizi frenleyen ya da atmak istediğimiz adımın önüne geçen insanlara karşı tahammülümüz tükenebilir. İhtiyacımız olan şey cesaretken bazıları bizi bu cesarete gönüllendirmek yerine önümüze korkularımızı, geçmişte yaptığımız hataları ve daha önce aldığımız hasarları getirebilir. Üstelik bunu bizi düşündüklerini söyleyerek yapabilirler.

Bu nedenle bir şeyden kurtulmanın ve yeni bir başlangıç yapmanın önündeki en büyük engel bastırmaya çabaladığımız o birikmiş korkularımızın bize hatırlatılması olabilir. Asıl mücadeleyi en yakınlarımızın bulunduğu cephede verebiliriz. Bu cephenin kazananı da olmayabilir. Kıran da kırılan da üzülebilir. Çünkü kırdıklarımız ya da kırmak zorunda kaldıklarımız, yakın bağlarımızın bulunduğu insanlar olabilir.

Dolunayın yöneticisi Mars aynı zamanda Merkür Terazi ile Chiron Koç karşıtlığının tepe noktasında yer alıyor. Böylece Mars’ın stres noktasında imdat diye bağırdığı öncü bir T-kare oluşuyor.

Mars Yengeç burcunda, uzun süredir içeride tutulan öfkenin artık taşınamaz hale gelmesini anlatıyor. Satürn’ün Koç burcundaki geri hareketi daha önce sabredilmiş, ertelenmiş ya da harekete geçirilmemiş bir tepkiyi yeniden gündeme getirirken Neptün kişinin dayanma sınırını belirsizleştiriyor. Bir süredir kendisini tutan kişi, sınır aşıldığında davranışlarını kontrol etmekte zorlanabilir ve içinde biriktirdiği öfkeyi bir anda ortaya çıkarabilir.

Sanki bu öfkenin içine daha önce bir zamanlayıcı kurulmuş da dolunayla birlikte süresi dolmuş gibi.

Merkür Terazi ile Chiron Koç karşıtlığının tepe noktasında kalan Mars, nazik cümlelerin arkasındaki gerçek niyetlerin artık gözümüze batabileceğini de gösteriyor. Bir insan talebini oldukça kibar bir şekilde dile getirebilir. Fakat bu kibarlığın arkasında yalnızca kendi çıkarını gözeten ve karşısındaki insanın ne yaşayacağını hesaba katmayan bir tavır bulunabilir. Sözlerin nazik olması, bizde bıraktığı hasarı ortadan kaldırmaz.

“Ben senin iyiliğini düşünüyorum” denilerek yapılan konuşmaların artık tahammül sınırımızı aşabileceğini gösteriyor. Kendi içimizde zaten yeterince korkuyla mücadele ederken, kırılmış cesaretimizi toparlamaya çalışırken birinin karşımıza geçip bütün kötü ihtimalleri tekrar tekrar hatırlatması, atmaya çalıştığımız adımları daha başlamadan kesebilir.

“Ben senin iyiliğini istiyorum.” (İsteme ya isteme!)

“Ben senin kötülüğünü ister miyim?”(Cesaretimi kırıyorsun!)

Bu cümlelerle önümüze getirilen her olumsuz ihtimal, zamanla bizi koruyan bir uyarı olmaktan çıktı ve maalesef artık cesaretimizi kıran bir baskıya dönüştü. Bize neyin ters gidebileceği, geçmişte nerede hata yaptığımız ve yeniden nasıl zarar görebileceğimiz sürekli hatırlatıldıkça kendimizi “Korkuyorum” derken buluyoruz. Böylece girişmek istediğimiz şeyden bir kez daha geri duruyoruz. Bu sebeple belki de bu dolunayda cesaretimizi örseleyenlerden kurtulma kararları alacağız.

Üstelik bunu çoğu zaman bize en yakın olduğunu söyleyen insanlar yapar. Bizi düşündüklerini söylerken kendi korkularını üzerimize bırakıp, kendi kaygılarını bizim sınırımız haline getirirler. Biz içimizdeki korkularla mücadele ederek cesaretimize yeniden alan açmaya çalışırken onların her fısıltısı, toparlamaya çalıştığımız yeri yeniden dağıtıyor.

İşte uzun süredir biriken öfke tam da burada patlamaya aday. Her hevesimizin önüne konulan korkulara, cesaretimizi azaltan bütün hatırlatmalara ve bizi koruma gerekçesiyle hareket alanımızın daraltılmasına karşı “Buraya kadar” diyebiliriz. Aynı tavrın defalarca tekrarlanması, bizden sürekli bir şey talep edilmesi ve bu taleplerin bizde yarattığı hasarın hiç hesaba katılmaması birikmiş öfkeyi harekete geçirebilir.

İnsanların bizden istediklerinin hayatımızda neye mal olduğunu ve hangi yarayı tekrar tekrar açtığını fark edebiliriz. Bu farkındalıkla birlikte en yakınlarımıza bile sınır çizmek zorunda kalabiliriz.

Koç ve Yengeç arasındaki kare, bir şeyden kurtulmaya çalışırken bağlı olduğumuz şeylerle mücadele etmeyi anlatır. Bir bağdan kurtulmaya çalışırken çevremizi de yakıp yıkma ihtimalimiz oldukça yüksek. Döküp kırmak, geri dönülmesi zor sözler söylemek ya da o anki öfkeyle bir ilişkiyi zedelemek, daha sonra başka bir hasarla uğraşmamıza neden olabilir.

Bu dolunayda açığa çıkan öfke, uzun zamandır söylenmeyenlerin, görmezden gelinen çıkar çatışmalarının, nezaket uğruna katlanılan davranışların ve sürekli karşılanmaya çalışılan taleplerin birikmiş sonucu olacak gibi.

Geç kaldığımızı düşündüğümüz bir başlangıcın en zorlu adımı belki de bu dolunayda atılacak. “Yeter artık ben kendimi buna tahammül etmek zorunda hissetmiyorum ” diyerek çizeceğimiz sınır geride bırakacağımız hasarı da belirleyecek.

Rastgele…

“Koç Burcunda Dolunay 26 Eylül 2026” için 1 yorum

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top