
Önümüzde içten çözülmelerin yaşanacağı üç aylık bir dönem var. Tablonun geneli bana şunu söyletiyor: Ait olduğu yapıya duyduğu güven zedelenen kişiler aidiyetlerini kaybedebilir, ardından yapacakları şok açıklamalarla içinde bulundukları yapının iç dinamiklerini deşifre edebilirler. İçeriden gelen bu ifşalarla bazı skandallar patlak verebilir. Halkın bu skandallara göstereceği tepki ise inandığı kişi ve kurumlara duyduğu güveni yeniden sorgulamasına yol açabilir. Bu tüm haritanın özetidir aslında ama gelin baştan başlayalım.
Güneş’in Terazi burcuna girdiği an haritasında Aslan burcu yükseliyor. Dolayısıyla bu üç aylık dönemin merkezinde yönetim, irade, liderler, çocuklar, görünürlük ve spekülasyonlar oturuyor. En çok da verilen yetkinin nasıl kullanıldığını göreceğiz. Güç zehirlenmelerine şahit olabiliriz. Neticede açı uzaklaşıyor olsa da Aslan burcundaki Jüpiter ile Koç burcunda retro hareket eden Satürn arasındaki üçgen hâlâ devam ediyor. Güney Ay Düğümü varlığı yetkinin azalmasını, retro Satürn ise daha önce verilmiş bir kararın yeniden ele alınmasını anlatır. Bu sebeple daha önce verilmiş bir yetkinin revizyonla geri çekilmesi ihtimali öne çıkar. Bir işin sorumluluğu birine yüklenmiş ve bu sorumluluğu yerine getirebilmesi için kendisine belirli bir zaman,yetki verilmiş olabilir. Fakat bu yetkinin yanlış kullanılması, sınırlarının aşılması veya kişisel iradenin ortak düzenin önüne geçmesi halinde yetkinin kapsamı daraltılabilir ya da tamamen geri alınabilir.

Birinci evde Jüpiter Aslan ve Güney Ay Düğümü yerleşmiş. Jüpiter burada gücün görünürlüğünü etkisini büyüten bir sembol. Güney Ay Düğümü ise büyüyen bu gücün içinden bir şeyleri ya koparıp alır ya da bu yetkinin kullanılmasıyla ilgili alışkanlıkları sorgulatır.
Yönetici konumundaki kişi veya kurum kendisini güçlü göstermek, etki alanını genişletmek ve kendi doğrularını kabul ettirmek isteyebilir. Fakat güç gereğinden fazla kullanıldığında kendi kaynağını tüketmeye adaydır. Fazla güven, ölçüsüz büyüme ve her şeyi yönetebileceğine inanma hali bir kayba dönüşebilir. Şu satırları çokça duyduk sanırım ‘siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?’ Yoğğğ bilmiyorum. Başkası adına utanma dediğimiz o şey bu anlarda sanırım hepimizi sarıyor.
Jüpiter ve Güney Ay Düğümü Aslan burcunda oldukları için Terazi Güneş’i 3 ay boyunca aslında bu konuları düzenleyecek. Güneş ikinci evde ve malum mekansız bir konumda. İkinci ev para, kaynak, değer, üretim gücü ve geçim koşullarıdır. Yönetim ne kadar güçlü görünürse görünsün kararlarını ekonomik dengeleri, karşılıklı menfaatleri ve sahip olduğu kaynakları hesaba katarak vermek zorunda kalabilir.
Terazi burcundaki Güneş doğası gereği tek başına karar vermekte zorlanır. Karşı tarafın şartlarını, dengeleri ve kurulacak ittifakları hesaba katmak zorundadır. Bu nedenle güçlü ve kesin bir yönetim görüntüsünün arkasında uzlaşmaya mecbur kalan bir irade olur. Ekonomik kararlar adalet, eşitlik ve denge söylemleriyle sunulabilir. Fakat herkesin payına düşen miktar aynı olmayabilir. İradenin bir başkasını da ilgilendirdiği konumdur Terazi Güneş’i.

Güneş bu yolculuğa Satürn ve Neptün kavuşumunun tam karşısında başlıyor. Satürn ile karşıt açı kurarken aynı zamanda onunla yücelimsel karşılıklı ağırlama içinde. Güneş, Satürn’ün yüceldiği Terazi’de, Satürn ise Güneş’in yüceldiği Koç’ta bulunuyor. Üstelik Güneş, Neptün’ün karşısında olmasına rağmen onunla paralel açı kuruyor.
Bu nedenle gördüğümüz karşıtlık, keskin bir karşı duruştan çok görünürde sürdürülen bir ayrışmayı anlatıyor. Burada bir danışıklı dövüşten veya “işin gereği karşısında dur” şeklinde kurulmuş bir görev paylaşımından söz edebiliriz. Taraflar birbirine karşı duruyormuş gibi görünürken aslında aynı sürecin ilerlemesine hizmet edebilir.

İdeal bir düzenin tasarlanabilmesi için birbirine zıt iki grubun aynı masaya oturması, ortak bir fikir üzerinde buluşmaya çalışması söz konusu olabilir. Her iki taraf kendi görüşünü ve bulunduğu tarafı savunmaya devam eder. Ancak farklı yönlerden hareket eden bu iki grup, günün sonunda tek bir idealin veya ortak bir yönün oluşması için birlikte çalışır. Yani ayrılık görüntüsü korunurken arka planda aynı amaca hizmet eden bir birliktelik kurulabilir.
İki mekansız gezegenin karşı karşıya dururken birbirlerini yücelim üzerinden ağırlaması, yetkinin doğrudan yöneticiler tarafından kullanılamadığı bir tablo yaratabilir. Olayların yönünü bağlı kalınması zorunlu olan şeyler ve karar mekanizmasını perde arkasından etkileyen kişiler belirleyebilir ya da birbirine bağımlı olunan ve karşılıklı çıkarlara göre verilecek tavizlere zaten hazır olunmasını anlatır.
Bu karşıtlık yeni bir yönetim modelinin, bir kanunun ya da daha önce emsali bulunmayan bir düzenlemenin tasarlanmasını anlatabilir. Ortada henüz yerleşmiş bir yöntem bulunmadığı için sistem, kendisine başka bir taraftan aktarılan akılla kurulmaya çalışılabilir. Geçmişte yürürlüğe giren ve tek sefere mahsus olduğu söylenen bir uygulama da revizyona tabi tutulabilir.
Yücelimsel karşılıklı ağırlama ekonomiyle ilgili bir iş birliğine veya ekonomik dengeleri yeniden kurma arayışına da işaret edebilir. Bu dengeyi sağlamak için atılan bir adım, mevcut bir kurala veya bu kuralın çizdiği sınırlara çarpabilir. Bunun üzerine kuralın kapsamı genişletilebilir veya daha önce içine almadığı alanları kapsayacak biçimde yeniden düzenlenebilir. Ancak sınırları genişletilen bu uygulama, çözüme ulaşmaktan çok meselenin yeniden ele alınması gereken başka bir süreci başlatabilir.
Aynı zamanda aynı dili konuşan, aynı amaç etrafında toplanmış veya aynı çatı altında bulunan insanların belirli bir konuda karşı karşıya gelmesini de gösterebilir. Taraflar birbirinden tamamen kopmaz. Aynı bünyenin içinde kalmaya devam ederken artık aynı tarafta duramazlar. Buradaki mesele birlikteliğin sona ermesinden çok, birliğin içindeki yön ayrılığının görünür hale gelmesi olur.
Neptün burada varsayımsal bir hedefe ilerlemeyi anlatıyor. İdealize edilen bir hedef. Bu karşıtlık, kaynakların gerçek miktarı, borcun büyüklüğü, yapılan anlaşmanın mali karşılığı veya ortaya çıkacak bedelin kimin tarafından ödeneceği açıkça görülemeyebilir. Değeri olduğundan büyük gösterilen şeyler, eksik açıklanan mali tablolar, belirsiz ortaklıklar ya da gelecekte elde edileceği düşünülen bir kaynağa güvenilerek verilen kararlar gündeme gelebilir.
Neptün’ün Koç burcunda olması bu belirsizliğin içinde hızlı hareket etme dürtüsü de doğurur. Bu, gerçeğin tamamını görmek yerine inanmak istenilen ihtimale yönelim verebilir. Bir kurtuluş, büyüme veya toparlanma vaadi ortaya atılabilir. Fakat bu vaadin mali karşılığı zamanla anlaşılabilir. Bir karar verilebilir fakat sonuçları ortaya çıktığında kararı kimin aldığı tartışılabilir. Bir anlaşma yapılabilir fakat taraflar şartları farklı anlamış olabilir. Bir kaynak varmış gibi hareket edilebilir fakat kullanılması gerektiğinde o kaynağın beklenen yerde olmadığı görülebilir.

Güneş’in dispozitörü Venüs Akrep ise dördüncü evde. Böylece ekonomik denge arayışının altında geçmişten gelen bir güvensizlik meselesi bulunduğunu anlayabiliriz. Dördüncü ev ülkenin iç düzenini, toprağı, yerleşim alanlarını ve meselenin kökünü gösterir. Aynı zamanda bir şey nasıl öbaşlar nasıl biter bu koşulu anlatır. Koşulumuz güvensizlik üzerine çalışacak. Venüs Akrep’te sürgün olduğu için uzlaşmanın altına şüphe, kaybetme korkusu ve kontrol etme arzusu karışır.
Görünürde bir denge kurulmaya çalışılırken taraflar kendi payını ve güvenliğini korumaya çalışabilir. Mülkiyet, toprak, konutlar, ailelere ait birikimler, ülkenin yer altı kaynakları veya geçmişten kalan mali meseleler önem kazanabilir. Bir şeyin değeri, sağladığı faydadan çok kaybedilme ihtimali üzerinden belirlenebilir.
Güneş’in ikinci evde Terazi burcunda bulunması mali konuları, karşısındaki Satürn ise bu konulara getirilecek hukuki sınırları ve yaptırımları öne çıkarıyor. Güneş’in dispozitörü Venüs’ün Akrep burcunda ve dördüncü evde bulunması, borç veya hukuki bir yaptırım sebebiyle mülkiyetin, taşınmazların ve aileye ait birikimlerin kaybedilmesi ihtimalini gündeme getirebilir. Bu nedenle haciz kanununda, özellikle aile konutunun ve ortak birikimlerin korunmasına yönelik değişiklikler görülebilir. Haczedilebilecek malların kapsamı yeniden belirlenebilir veya daha önce alınmış bazı kararlar revizyona tabi tutulabilir.
Mars’ın Yengeç burcunda ve on ikinci evde bulunması ise cezalarla birlikte kişinin hareket alanının sınırlandırılmasını anlatıyor. Aile birliğini korumak amacıyla cezanın uygulanma biçimi değiştirilebilir. Ceza infazında ev hapsi gibi kişinin kendi yaşam alanında tutulduğu yöntemlerin kapsamı genişletilebilir. Yani burada bir taraftan hukuki yaptırım uygulanırken diğer taraftan evin ve aile düzeninin korunmaya çalışıldığı bir sistem kurulabilir.
Venüs’ü on ikinci evdeki Mars Yengeç düzenliyor. Mars ise Uranüs ile antisya. Konu bir şeyi kaybetme korkusuyla savunmaya evrilirken arka plana taşınıyor. Mars Yengeç’te mekansız olduğu için açık, doğrudan bir mücadele etmez ama Uranüs antisyası ile galeyana gelmesi çok mümkün. Hareketlerin kaynağında korunma dürtüsü, aidiyet, geçmişe bağlılık ve duygusal tepkiler bulunacak, Uranüs antisyası ile de bu dürtünün kişilere şok açıklamalar yaptırtması demek olacaktır.
Perde arkasında yürütülen hazırlıklar, gizli pazarlıklar, açıkça söylenmeyen öfkeler ve güvenliği koruma amacıyla alınan tedbirler gündeme gelebilir. İnsanlar ne elde etmek istediklerini söylemek yerine kaybetmekten korktukları şeyi savunmaya yönelebilir. Venüs Akrep’in şüphesi Mars Yengeç’in savunma dürtüsüne dönüştüğü için alınan kararların arkasında güçlü bir tehdit algısı oluşabilir ve aidiyetini kaybetmiş birileri şok açıklamalar ile iç dinamikleri afişe edebilir.

Mars’ın dispozitörü ise yedinci evdeki Ay Kova. Bu arka planda biriken tepkiyi halkın belli bir kesiminin vereceğini söyleyebiliriz. Ay Kova, insanların ortak bir sorun, aynı gelecek hedefi veya aynı amaç etrafında gruplaşmasını anlatır. Hatırlayalım konu Jüpiter Aslan ile başlamıştı ve şimdi başladığımız konunun karşısına dikildik. Ay’ın karşısında birinci evdeki Jüpiter Aslan bulunuyor. Bir tarafta kendisini merkeze koyan, gücünü büyütmek ve yönetmek isteyen bir irade var. Karşı tarafta kendi şartlarını kabul ettirmek isteyen topluluklar. Birinci evdeki Jüpiter ne kadar büyük bir çıkış yaparsa yedinci evdeki Ay o kadar güçlü bir karşılık üretebilir.
Bu karşıtlık, yönetimin kendi gücüne duyduğu güven ile karşı tarafın vereceği tepki arasındaki gerilimi harlar. Karar sahibi kendi etkisini olduğundan büyük hesaplayabilir. Karşısındaki grupların nasıl örgütleneceğini, hangi ittifakların kurulacağını veya halkın hangi noktada tepki vereceğini küçümseyebilir. Güçlü bir hamle, karşı tarafta beklenenden daha büyük bir birlik oluşturabilir. Güney Düğüm varlığı ise halkın tepkisi karşısında geri adım atılacağını gösterir. Bu karşıtlığın dispozitörleri unutmayın ki karşıt ama yücelimsel karşılıklı ağırlama halindeler.(Güneş/Satürn karş./yka) Yani olaylar beklenmeyen bir yöne gittiği anda tüm dengeler baştan ayarlanmak üzere revizyona girer.
Mars Yengeç, Ay Kova, Satürn Koç, Mars Yengeç. Loop oluşturduğu için 3 ayın gündemi bir sonuca bağlanmadan bu üçlü arasında dönecek gibi. Dürtüsel bir savunma hamlesi, halkın birleşmesi ve karşı tepki oluşturması(Jüpiter’e karşıt), kuralın revize edilip ideal hale getirilmeye çalışılması (Ay/Satürn sekstil) kalıbını kullanabiliriz. Bir hareket toplumsal tepki oluşturuyor. Tepki bir yasa, karar veya yaptırım getiriyor. Uygulanan yaptırım yeniden savunma ve mücadele doğuruyor da olabilir.
Gelelim Merkü’e, Terazi burcunda, üçüncü evde ve karşısında retro Satürn Koç var. Üçüncü ve dokuzuncu evler arasındaki bu karşıtlık sözler, belgeler, medya, ulaşım, eğitim, hukuk, uluslararası ilişkiler ve inançlar üzerinden diplomasi diliyle bir şeyi çözmeye çalışmak demektir. Bu aynı zamanda iki şeyi birbirine bağlama mantığı ile çalışan köprüler, tüneller, boğazlar gibi yerlerde engele takılma ve diplomasi ile bunu çözme yoluna gidilmesini anlatır.
Merkür Terazi uzlaşmacı, ölçülü ve kabul edilebilir bir dil kurmaya çalışsa da Satürn Koç kesin bir sınır koymak ve kendi hükmünü uygulamak isteyecektir ama retro işte :). Açıklanan kararlarla hukuki çerçeve arasında uyuşmazlık oluşabilir. Söylenen bir sözün ardındaki yaptırım sonradan anlaşılabilir. Bir anlaşma, yasa, eğitim sistemi, uluslararası mesele veya daha önce alınmış bir karar yeniden gündeme gelebilir.
Satürn’ün retro olması geçmişte verilmiş fakat tamamlanmamış kararları geri getirecektir. Daha önce uygulanamayan bir yasa, sonuçlandırılamayan bir görüşme, ertelenmiş bir yaptırım veya eski bir uluslararası mesele yeniden ele alınabilir.
Üstelik Merkür’ün dispozitörü de Venüs Akrep. İletişim dili uzlaşmacı görünse bile kararların kökünde tedirginlik olacaktır.
Tüm bunlardan ne çıkarabiliriz?
- Ekonomik dengeyi sağlamak amacıyla getirilen bir düzenleme mevcut kanunlarla çelişebilir.
- Daha önce belirli bir kesimi kapsayan bir uygulama yeni kişi, kurum veya sektörlere yayılabilir. Yeni bir uygulama beklenmeyen sonuçlar doğurabilir ve yürürlüğe girdikten sonra maddelerinin değiştirilmesi gerekebilir. Mevcut sistemin karşılamadığı yeni bir durum için sıfırdan hukuki bir çerçeve kurulabilir.
- Aynı çatı altında bulunan kişiler ekonomi, hukuk veya dış ilişkiler konusunda karşı karşıya gelebilir. Yapı korunurken ortak hareket etme kabiliyeti zayıflayabilir.
- Yeni bir uygulamanın mevcut yasalara veya kazanılmış haklara uygunluğu gündeme gelebilir.
- Ticaret, finans, göç veya diplomasi alanında atılan bir adım Türkiye’deki mevcut kurallarla çatışabilir.
- Bazı kurumların yetki sınırlarının yeniden çizilmesi veya tek bir denetim çatısı altında toplanmasını gösterebilir.
- Başlangıçta belirli bir sorunu çözmek için getirilen sınırlı bir kuralın kapsamı zamanla büyüyebilir. Bu büyüme yeni itirazlara yol açarak uygulamanın yeniden masaya yatırılmasını sağlayabilir.
- Aynı idealin içinde birleşmiş kişilerin çözülmesi ve iç dinamikleri ifşalamalarını görebiliriz.
Not: Bu paylaşım astrolojik sembolizme dayalı bir okuma ve olasılık değerlendirmesidir. Kesinlik beyanı, gelecek garantisi veya herhangi bir konuda yönlendirme içermez.



Sizi bu alanda görmek beni çok mutlu etti .Kaleminiz her daim doğru bilgiyi yazabilsin diye arka planda ne kadar araştırma yaptığınıza şahitlik edenlerdenim duam o ki emekleriniz doğru bilgi arayan kişilere kolaylıkla ulaşsın🤲🏻
Tam da sizin alanınız şimdi istediğiniz gibi kısıtlanmadan özgürce yazın bizler de keyifle okuyalım 🙏🙏🙏
Bizlere verdiğiniz kıymet inanın her zaman sizi bulacak ve sizi bulduğunda size de bunu bilmek nasip olsun ki yorgunluklarıma değdi diyebilin …🫂🤍🤍🤍