Merkür’ün Kolektif Açıları

Merkür, Neptün Karşıt

Merkür, Uranüs, Pluto Üçgen

Merkür Terazi burcunda diplomasi dilidir. İnsanları iletişim yoluyla ortak bir noktada buluşturmak, karşılıklı çıkarları tartmak, uzlaşma sağlayacak kelimeleri bulmak ve hedefe giden stratejik yolları belirlemekle ilgilidir. İletişim, ulaşım, ticaret ve bilimsel yazılar üzerinden farklı taraflar arasında köprü kurar. Söylenecek söz kadar o sözün hangi dille, hangi sırayla ve kimin aracılığıyla söyleneceğini de hesaplar. Denklemek için X’e değer vermek Merkür’ün Terazi halidir.

Merkür’ün karşısında bulunan Neptün Koç ise ortaya tek bir ideal ve o ideale bağlı bir hipotez koyuyor. Neptün burada henüz ispatlanmamış bir ihtimali, erişilmesi güç görünen bir hedefi ya da mevcut yükseklik ve ısı sınırlarının aşılabileceği fikrini ortaya atabilir. Merkür Terazi de bu hipotezi anlatılabilir, tartışılabilir ve farklı tarafların desteğini alabilir bir hale getirmeye çalışır. Bir şeye ulaşma ideali güçlendikçe düşüncelerimiz de daha stratejik bir biçim kazanır.

Fakat Neptün Koç karşıtlığı biraz “Köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek” gibidir. Varılmak istenen bir yer vardır ve o yere ulaşana kadar kelimeler yumuşatılabilir, niyetler perdelenebilir, taraflar birbirlerine tahammül ediyor gibi görünebilir. Sopalar bir süreliğine saklanır. Herkesin sopası hala saldırmak üzere elindedir ve ilk taşı kimin atacağı beklenir. Bu yüzden görünen uzlaşmanın ardındaki asıl amacı anlamak kolay olmayabilir.

Karşılıklı iletişimde ihtimallerden bahsedilirken kullanılan “bakarız”, “belki”, “değerlendiririz” gibi kelimeleri kendi istediğimiz yönde anlayabilir, cümlenin geri kalanını yok sayabiliriz. Hızla bir şeyleri başlatma hevesiyle taraflı davranabilir, işlerin varsaydığımız gibi gitmeme ihtimalini es geçebiliriz. Bazen kendi varsayımlarımızla kendimizi yanıltırız, bazen de “Olmaz o iş, canımın içi” diyerek bizi yanıltırlar. Söylenen sözün yalnızca kulağımıza hoş gelen kısmına tutunmak, ortada kurulmuş kesin bir anlaşma varmış gibi hareket etmemize yol açabilir.

Uranüs İkizler iletişimde çığır açan yöntemler, patlak veren bilgiler, beklenmedik açıklamalar ve alışılmış bağlantıları bozan fikirlerle ilgilidir. Daha önce birbirine yakıştıramadığımız iki fikri yan yana getirebilir, bir meseleye hiç bakmadığımız bir yerden bakabiliriz. İlk anda “Bu ne alaka?” dedirten bir fikir, tam da ihtiyaç duyulan çözümün ta kendisi olabilir.

Alternatif ve tuhaf fikirler tartıya çıkıyor. Şimdiye kadar fazla uç, fazla aykırı ya da uygulanması güç bulunan düşünceler daha fazla ilgi görebilir. Yeni bir haberleşme yöntemi, alışılmadık bir ulaşım sistemi, beklenmedik bir ticari model veya bilimsel bir hipotez bir anda geniş çevrelerde konuşulabilir. Uranüs’ün getirdiği bilgi yavaş yavaş yayılmak yerine bir anda patlak verebilir. Tek bir açıklama, belge, haber ya da bağlantı düşüncelerin yönünü hızla değiştirebilir.

Merkür’ün Pluto Kova ile kurduğu üçgen ise fikrin arkasına güçlü bir topluluk yerleştiriyor. Hani “Arkam sağlam” deriz ya, biraz öyle. İnsan, “Benim gibi düşünen niceleri var” diyerek sesini daha kuvvetli çıkarabilir. Aynı meseleyi önemseyen insanlar birbirlerini bulabilir, ortak bir adalet arayışı etrafında birleşebilir ve uzun zamandır değişmeyeceği düşünülen bir gidişatın rotasını tersine çevirebilir.

Söylenen bir söz geniş kitlelere ulaşabilir. İnsanlar ortak bir fikir etrafında birleşebilir. Uzun zamandır kabul gören bazı düşünceler yeniden biçimlenebilir. Sesinizi duyurmanız gereken bir meseleniz varsa “Beni kim duyacak?” varsayımına kapılmadan önce bir daha düşünün. Hiç beklemediğiniz güçlü bağlantılarla aranızda yalnızca kendinizi yeterince önemsememeniz ve “O dururken beni ne yapsınlar?” diyerek kendi hakkınızı yemeniz duruyor olabilir.

Bireysel hayatta bu görünüm, bir konuda uzlaşmak için daha stratejik konuşabileceğimizi gösteriyor. Bir fikri doğrudan dayatmak yerine karşı tarafın anlayabileceği bir dile çevirebiliriz. Çözülmez görünen bir meseleye alışılmadık bir yöntemle yaklaşabiliriz. Beklemediğimiz birinden destek görebilir, bir bağlantının bizi düşündüğümüzden çok daha etkili bir çevreye taşıdığına şahit olabiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken yer, ideal uğruna duyduğumuz her sözü kesin bir vaat gibi kabul etmemek ve kendi hevesimizi karşı tarafın niyeti sanmamaktır.

Kolektif alana geçtiğimizde ise çok daha büyük bir güç birliği ortaya çıkıyor. Kolektiflerin hava üçgeninde son bacağı tamamlayan Merkür, iletişim, ulaşım, ticaret, teknoloji ve bilimsel çalışmalar üzerinden küresel ölçekte etkili olabilecek el sıkışmaları gösteriyor. İdealize edilen bir hedef için iletişim devleri, teknoloji şirketleri, bilimsel kurumlar, ticari yapılar ya da birbirinden oldukça farklı topluluklar aynı masaya oturabilir.

Uranüs İkizler, ilk bakışta yan yana düşünemediğimiz firmaların, sistemlerin veya fikirlerin bir araya gelmesi anlamına gelebilir. “Bunların ne alakası var?” dediğimiz iki yapı, yeni bir iletişim ağı, ulaşım modeli, ticari düzen veya bilgi paylaşım sistemi kurmak üzere el sıkışabilir. Patlak veren bir bilgi, yeni bir hipotez ya da çığır açan bir iletişim yöntemi bu birlikteliğin kapısını açabilir.

Pluto Kova ise kurulan temasın arkasındaki büyük gücü anlatır. Yeraltı teknolojileri, güçlü teknolojik sistemler, görünmeyen ağlar, kapalı örgütlenmeler ve karanlık gruplar bu anlaşmaların içinde yer alabilir. Tarafların yalnızca görünen amaçlarla hareket ettiğini varsaymak yanıltıcı olabilir. Masada konuşulanlarla masanın altında yürütülen pazarlıklar birbirinden farklı olabilir. Neptün Koç’un karşıtlığı, yüksek bir idealin ardına saklanan mücadeleyi gösterirken Pluto bu idealin arkasındaki gücü, Uranüs ise düzeni değiştirecek fikri verir.

Bu nedenle ortaya çıkan iş birlikleri illa barış ve uzlaşma olmayabilir. Ortak ideal kadar ortak çıkar da önemlidir. Birbirine rakip görünen taraflar daha büyük bir hedef uğruna geçici olarak birleşebilir. Sopalar bir süreliğine saklanabilir ve herkes kendi hamlesi için uygun anı bekleyebilir. Yine de kurulan bağlantının etkisi küçümsenemez. Çünkü Merkür, Uranüs ve Pluto arasındaki hava üçgeni fikrin dolaşım hızını artırır, insanlar arasındaki bağlantıları güçlendirir ve tek bir sözün büyük kitleleri harekete geçirebilmesini sağlar.

Bu, Merküryen bir sıçrayışın güç birliği anıdır. Tuhaf bulunan fikirlerin tartıya çıktığı, beklenmedik ortaklıkların kurulduğu, güçlü teknolojilerin ve geniş iletişim ağlarının tek bir hedef çevresinde birleştiği bir dönemdir. Aynı masanın etrafında ortak çıkarlar için “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz” denebilir. Fakat herkesin aynı cümleyi söylemesi, herkesin aynı niyeti taşıdığı anlamına gelmeyebilir. Bu yüzden hem bireysel ilişkilerimizde hem de kolektif gelişmelerde söylenen söze, sözü söyleyen güce ve o sözün hangi ideale hizmet ettiğine birlikte bakmak gerekir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top