Kuzey Ay Düğüm Kova Güney Ay Düğüm Aslan

27 Temmuz 2026, 26 Mart 2028. Merkezimiz kayıyor 🙂 Kendi öznel merkezimize, nesnel bir mesafe koymayı öğrenme zamanındayız. Her şey seninle ilgili değil. Kendi hikayenin kahramanı olabilirsin ama diğerlerinin referans noktası sen değilsin.

İlk bakışta Kuzey Ay Düğümü Kova olduğu için kolektif, gruplar, topluluklar diye düşünebiliriz ama burada da dispozitör oldukça önemli. Satürn bu geçiş boyunca Koç burcunda ilerleyecek. Yani gelişim, bireyselliği ve kendi doğrularımızı tamamen bırakıp kalabalığın içinde erimek anlamına zaten gelmeyecek. Tam tersine… Koç’un bireysel, öncü ve inisiyatif alan doğası, kolektif yapıların içinde bile kişinin kendi sorumluluğunu üstlenmesini, kendi duruşunu ortaya koymasını ve gerektiğinde tek başına hareket edebilmesini isteyecek.

Bu bir buçuk yıl bize kendi merkezinde olmanın, dengede olduğun anlamına gelmediğini anlatacak. Su terazisindeki kabarcık da kendi merkezini değil, dışarıdaki gerçeği referans alır zaten 🙂 Kendi doğrularımızı tamamen susturmayacağız elbette ama onları tek doğru olmaktan çıkaracağız. Yani; kendi öznel merkezimizle aramıza nesnel bir mesafe koymayı öğreneceğiz.

Güney Ay Düğümü Aslan burcunda olduğu için yöneticisi Güneş olacak. Güneş her ay burç değiştirdiğinden, farkındalık geliştireceğimiz alan da ay ay değişecek. Güneş hangi burçta ilerliyorsa, o konular üzerinden alışkanlıklarımız görünür hale gelecek. Dolayısıyla her ay hayatın farklı bir alanında eski davranış kalıplarımızı fark edecek, bazılarını geride bırakmak ve elemek durumunda kalacağız. Kendimizi elbette yok saymayacağız ama bu dönem bize kendini tek referans kabul etme, bulunduğun sistemi, şartları, olayın bütününü, belki herkesin değil ama aynı hedefe kilitlenmiş insanların nereye neden gittiğini de iyi oku diyor. Yaşadığın şey her zaman seninle ilgili olmayabilir, bazen içinde bulunduğun düzenin doğal sonucudur mesela.

Kuzey Ay Düğümü yeni deneyimleri ve gelişim alanımızı gösterirken, Güney Ay Düğümü alışkanlıklarımızı, reflekslerimizi ve zorlandığımızda sığındığımız davranış kalıplarını anlatır. Önümüzdeki dönemde Aslan’ın alışık olduğu bazı refleksler sınavımız olacak. Her şeyi kendi bakış açımızdan değerlendirmek… Yaşanan her olayı kendimiz üzerinden okumak… Her şeyi kendi irademizle yönetebileceğimizi düşünmek… Onay görmek istemek… Kendi merkezimizi, tek referans sanmak… İşte şimdi bunlar sorgulanacak. Kendimizden ödün vermek zorunda kalmak ise öğreneceğimiz şey olacak.

Daha önce su terazisi gördün mü? Su terazisinin içinde özel bir sıvı ve küçük bir hava kabarcığı bulunur. Tüpün ortası çok hafif bombelidir. Yerçekimi etkisiyle sıvı aşağı doğru hareket ederken, zemin tam düzse, tüpün en yüksek noktası tam ortadadır ve kabarcık iki çizginin arasına gelir. Zemin sağa eğikse, kabarcık sola kayar. Zemin sola eğikse, kabarcık sağa kayar. Yani su terazisindeki hava kabarcığı bulunduğu zemin eğildikçe sağa sola hareket eder. Bunu canı istediği için yapmaz tabi 🙂 “Ben kendimi ortada hissediyorum.” demez mesela 🙂 “Denge bence budur.” da demez. Bulunduğu zeminin gerçek durumunu referans alır. Denge, kabarcığın kendi doğrularına göre değil dışarıdaki gerçekliğe göre oluşur.

Her şeyi kendi üzerinden okumaya alıştıysan, bu dönem seni rahatsız edecek. Kendi hikayenin kahramanı olabilirsin ama diğerlerinin referans noktası sen değilsin!

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top